karşı hakkında

Karşı Sanat Çalışmaları, 2000 yılından bugüne kadar kültür sanat alanının koyduğu kurallardan bağımsız, eleştirel, deneysel, kolektif ve patronsuz bir yapı olarak varlığını sürdürdü. Yıllarca çok sayıda fikre, sese, bakışa uğrak ya da yuva oldu.

Kültürün, sanatın, ideolojinin, politikanın, ekonominin, kimliklerin sınırlarını ve biçimlerini sorgulayan bir üretim zemini olmayı önemsedi. Biriktirdi ve biriktirdiklerini kamusallaştırmanın yollarını aradı. Sergiler, eğitim programları, seminer, toplantı ve yayınlar aracılığıyla; gündelik hayat, deneyim, estetik ve politika arasında kurulan ilişkinin biçimlerini tartıştı ve bu ilişki biçimlerinin olasılıklar evrenini araştırdı.

Eşit ve özgür bir yaşamı koşulsuzca savunurken, ilkesiz bir çoğulculuktan yana da olmadı. Kurulduğu günden beri açıkça emekten yana tavır alarak, hak temelli mücadelelere destek oldu. Toplumsal hareketler, sivil toplum kuruluşları ve meslek birlikleri ile sanat alanı arasında dayanışma ilişkilerinin örülmesi üzerine çalıştı. Bu tavrın sanatı güncel politikanın aracı olmaya indirgemekten özellikle kaçındığını vurgulamak gerek.  Karşı Sanat, sanatın gündelik hayata ve politikaya yeni biçimler vererek yaşama karışmasını savundu. Sanatın politikasını biçimler üzerinden tartışan bir tarihsel mirasla ilişkisini kurdu. Toplumsal ve tarihsel dolayısıyla siyasal olmayan hiçbir şey olamayacağı düşüncesiyle tarihselleştirmeyi önemsedi. Tarihi ise donuk bir katalog değil, bütün kültürel üretim biçimlerine can veren bir atardamar olarak düşündü.

Karşı Sanat temel ilkelerinden uzaklaşmadan, değişerek yıllar içerisinde genç kalmayı önemsedi. Günün getirdiği karşılaşmalara ve çarpışmalara açık olabilmek için manevra kabiliyetini geliştirdi. Şaşırabilme, yanılabilme hakkını saklı tuttu. Marksist yorumlayıcı çerçevesinin ufkunu diğer yorumlayıcı çerçeveleri yok saymak için değil, onlarla tarihsellik ve toplumsallık içinde tartışabilmek için özellikle ve inatla savundu.

Karşı Sanat, Eylül 2017'den itibaren, piyasa ihtiyaçlarına göre şekillenmiş sergi yapma biçimlerini bütünüyle geri de bırakarak ve alanın yaşamsal ihtiyaçlarını göz önüne alarak praksisi ön plana çıkaran bir kültür kurumu bir "enstitü" modelini hayata geçirmeyi hedefliyor. Farklı disiplinlerden bireyleri içeren Karşı Sanat ekibi, önümüzdeki dönemde tüm dünyadan sanatçılar, araştırmacılar, akademisyenler, öğrencilerle düşünce paylaşımı, tartışma ve nihayet disiplinler-ötesi bir üretim süreci için olanaklar sağlayacak bir aralık, bir açıklık olmayı hedefliyor. Eşitlik temelli bir yaklaşımını koruyarak, özgürleştiren bir tür bilgi üretim sürecinin deneyselliğini yaşamaya davet ediyor. Çünkü Rancière'in Cahil Hoca'sının dediği gibi "özgürleştirmeksizin eğiten aptallaştırır."

Yaşadığımız yerin açık bir hapishaneye dönüştüğü, özgür düşüncenin kilit altına alındığı bir çağda Karşı Sanat bedenleri, halkları, deneyimleri, kimlikleri birbirinden ayıran sınırları tartışıp, gündelik hayatın aktığı yerde bir buluşma noktası olmaya hazırlanıyor. Sınıf mücadelesinden ve alternatif ekonomiler deneyimlerinden öğrendiklerini kültür alanını dönüştürmek için kullanmayı; Kamusallığı öz-yönetimle kurmayı, birlikte öğrenmeyi, yetkinliklerin, deneyimlerin, deneylerin karşılaştığı bir zemin olmayı hedefliyor. "Üretici olarak sanatçı" kimliğini gündelik hayatı şekillendiren bir özne olarak tariflemeyi öneriyor. 

Karşı Sanat, gelecek çalışmalarında uluslararası ölçekte sanatçılar ve sanat kurumlarıyla ortaklıklar kurarak; sergiler, eğitim ve etkinlikler düzenlemeyi, üretilen görsel ve işitsel malzemenin bir laboratuvar ortamı içinde işleme, dijitalleştirme ve kendi arşivini oluşturarak birikimini kamusallaştırma hedefini taşıyor ve bunun için gerekli araçları kurgulamayı da hedefliyor. 

Ütopyayı ham bir hayal olarak görmediğimiz, düşün dünyasından alternatif bir yaşam alanına uzandığımız, herhangi bir merkez veya dayatmacı anlayışa bağlanmadan özgürce ürettiğimiz, tartışmayı paylaşacağımız her bir alanda karşılaşmak umuduyla…

 

Karşı Sanat Çekirdek Kadro

Feyyaz Yaman (Kurucu)

Ezgi Bakçay 

Melis Bektaş

Deniz Zeybek

İpek Yücesoy