ENGLISH | Site Haritası | Anasayfa
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

"Dead Man" anısına...


Biles’i anlatmak zordur.

Biles’i anlamak daha zordur. Çünkü kendisi zordur; çünkü yaşam zordur.

William Blake’in Amerika yolculuğundaki dostluğa benzer onunla yaşamak. O sürekli bir “oluş” sorgulayıcısıdır. Sürekli gözler. Nedenselliği sorgularken derin dalışlar yapmaz. O, görünenden, yüzeyden bakar. Görünene inanmaz. Arkasındaki kaosu, son söylem olarak “ölüm”ü hep hisseder, hissettirir. Öne çıkmaz; bu sayede görünenle dalga geçme, oynama avantajını kullanır. İşte bu yüzden, yüzeyde kulaç atarken dudağının kenarında hep alaycı bir tebessüm vardır. O noktada oynuyorsanız sonsuz hoşgörülü ve vericidir. Ama dalış yapmaya kalkarsanız gerçekler kadar acılaşır, acımasızlaşır.

Canınızı yakar. Kabul etmez. Uyum sağlamaz. (Resmi gibi) Rahatsızdır, sizi de rahatsız eder. Gözünüze bakmaz, siz de bakamazsınız. İnsanın musalla taşında donduğu an’dır bu. Dille çözemezsiniz. Onun için resimleri vardır. O noktada “hakiki”dir. Zehir gibidir. Bıçak gibidir. Yaklaşırsanız vurur. Yaralı hayvan gibidir; ısırır. Varsanız, ona acı verirsiniz. Acısını sizden çıkaramazsa kendisine yönelir. Sizi yakamazsa, ateşini kendinde söndürür. Korkutur, çünkü korkar. Ama bu hırs halidir onu var eden. Her günle yeniden dikilir. Gecenin kavgasına, tuvalden devam eder. Rutin mi, tempo mu, disiplin mi karar veremezsiniz. Yaşar gibi üretir. Unutmak gibi kapatır. Siler. “Bozduğu kadar”dır. Bilir.

Konuşmaz. Selam vermez. Sessizliği cevaptır.

Kısacası sen, ben, hepimiz gibidir. Bir farkla; ressamdır.

Feyyaz Yaman
İstanbul, 2001

 

 
 
 
Sergi Bilgileri

»Biles Öcal için bir önsöz / Turgay Kantürk
»Biles Öcal (Kadın Teni'nin Ressamı) / Yıldız Cıbıroğlu
»Ressam Biles Öcal - Renkleriyle Örtünen Nesnelerin Şairi / Önay Sözer
»Sergi Detaylı Bilgi
»Basın Duyurusu
»Sergiden...

 


 
 
 
 
Karşı Sanat Çalışmaları © 2003 - Her Hakkı Saklıdır.