ENGLISH | Site Haritası | Anasayfa
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ortak Direniş


Bunlar, en üst derecede güvenliği sağlanmış bir hapishanede bulunan tutuklu kadınları gösteren fotoğraflar. RAF üyesi bir tutuklu olan Eva Haule çekmiş bu resimleri 1998 – 2003 yılları arasında (1986 yılından beri hapishanede). Fotoğrafları çekilenler, onun kişisel güvenini kazanmış ve kendilerini bu biçimde ifade etmek istemiş olan hapishane arkadaşlarıydı.

Kimse bu fotoğrafların cezaevince yapılan teşviklerin bir sonucu olduğu düşüncesine kapılmamalı. Bu resimler, duvarlar arkasındaki gerçekliğin olduğundan daha güzel gösterilmiş halidir. Yaratıcılık, daha çok taşlaşmış olan çevrede yaratılan bir mucizedir. Bu fotoğraf projesi, dışarıda olan iki profesyonel kadın fotoğrafçının bir kurs için düzenli olarak cezaevine gelmesiyle gerçekleşti. Bu ikili, uzmanca bir yol göstericiliğin yanısıra ve dışarıdan gelen insanlar olarak özel esinlerini aktardılar onlara.

Ortaya çıkan sonuç ama, yalnızca tutuklu kadınların marifeti olabilirdi. Ardından sanatsal kaliteyi ise daha yetin kişiler taktir etti. Ancak öncelikli olarak, ortaya çıkan fotoğrafların, tutsaklığın olası her türüne karşı başarıya ulaşmış bir direnişin ortak bir sonucu olduğu özellikle belirtilmek zorundaydı.

Cezaevi kurumunun kilit vurarak hedeflediği şey, utanç ve suçun yüzlerini bir biçime sokmaktır. Bu nedenle tüm tutuklular, ceza yıllarının yüzlerinde nasıl bir tahrifata yol açtığını en azından tahmin ederler veya bilirler. Dövüşmelerin çoğu, üzerlerinde bir saniye daha fazla duran bir bakış yüzünden çıkar. Kamunun duvarlar ardında yitip giden insanlara alaylı bakışı her halükarda bir dizi kostümü belirler; bu, bir biçimde tutuklu kadınlara bakışta kendini belli eder ve görmenin tam karşıtı bir edimi vurgular: Görünmez kılma.

Bu direnişi ilk önce, zorunlu olarak yükletilen resimleri kendi ifadesini oturtma isteği ve ümidi ile yenebileceğine karar veren herkes aşmak zorundaydı. Bir şey kesin, fotoğrafını çektiren kişi özgürlüğün vaatlerine halen daha inanıyor demektir. Sonuca baktığımda, yani resimde gösterilen kadınların insan olduklarının ve ümitlerinin olduğunun kabul edilmesini talep eden fotoğrafları gördüğümde, bu oluşum öyküsü canlanıyor gözlerim önünde.

Hiç bir biçimde bu fotoğrafların “panzer üzerinde bir yarığın oluştuğu’’ anı gösterdikleri gibi bir saçmalığı dile getirmek istemem. Bunların yanı sıra gerekli olan temel donanımın nasıl olduğu bütünsel bir kurum karşısında ne ifade eder? Hayır, fotoğraflar etkin oluşu gösteriyor ve içlerindeki çağrıyı duyumsayan insanlara sesleniyor. Çünkü bu fotoğraflar, hapishanedeki bir yaşam durağında bulunan ve bir gurur anı yaratarak bununla hapishanesiz bir dünya (talep) hakkını anımsatan kadınları gösteriyor,

Christian Klar

RAF üyesi tutuklu, 1982 yılından beri hapiste.

***

Kollektive Auflehnung

Da entstehen in einem Hochsicherheitsknast Fotografien, die dort gefangene Frauen abbilden. Die Fotos fertigte die Gefangene aus der RAF, Eva Haule (seit 1986 im Knast), in den Jahren 1998 bis 2003. Die Fotografierten sind Mitgefangene gewesen, die eine Situation des persönlichen Vertrauens gefunden hatten und die Lust daran fanden, sich in dieser Form auszudrücken.

Niemand sollte annehmen, es handelt sich hier um ein Ergebnis von Förderung im Strafvollzug. Das sind Schönfärbereien der Wirklichkeit hinter den Mauern. Die Kreativität ist vielmehr ein Wunder in einer Umgebung der Versteinerung. Die Chance zu dem Fotoprojekt ergab sich durch die Initiative zweier professioneller Fotografinnen in Freiheit, die für einen Kurs regelmässig in den Knast gekommen sind. Sie konnten die fachliche Anleitung sowie die Orientierung anbieten, ihre besondere Inspiration als Menschen von draussen.

Das herausragende Ergebnis konnten aber nur die gefangenen Frauen vollbringen. Die künstlerische Qualität haben dann berufenere Leute gewürdigt. Aber es sollte speziell noch erklärt werden, dass die entstandenen Fotografien zuallererst das kollektive Ergebnis einer gelungenen Auflehnung gegen alle Wahrscheinlichkeiten der Gefangenschaft sind.

Die Institution des Gefängnisses bezweckt mit dem Wegschliessen, Gesichter der Schuld und Scham zu formen. Alle Gefangenen ahnen zumindest oder wissen darum, wie die Jahre des Zwangs sie entstellen. Viele Schlägereien passieren wegen Blicken, die man eine Sekunde zu lang auf sich ruhen fühlt. Und der öffentliche Unterhaltungsblick auf die hinter den Mauern verschwundenen Menschen legt allenfalls eine Reihe von Kostümen fest, in eigener Art in Hinsicht auf gefangene Frauen, und bewirkt damit das genaue Gegenteil von Sehen : das Unsichtbarmachen.

Diese Widerstände musste erst mal überwinden, wer sich entschloss, die Lust auf und die Zuversicht zum eigenen Ausdruck über die aufgezwungenen Bilder siegen zu lassen. Eines steht fest, wer sich fotografieren lässt, glaubt noch an die Versprechen von Freiheit. Diese ganze Entstehungsgeschichte stelle ich mir vor, wenn ich das Ergebnis ansehe, die Fotografien, die auffordern, das Menschsein und die Hoffnungen der abgebildeten Frauen anzuerkennen.

Ich möchte kein Gesülze von der Art haben, dass die Fotografien den Moment zeigen, als „sich ein Riss auftat in dem Panzer“. Was ist das nebenbei noch für eine Verkennung notwendiger Grundausstattung gegen die totale Institution. Nein, die Fotos zeigen Aktivität und wenden sich an Leute, die auch die Aufforderung darin erkennen. Denn es zeigen sich Frauen, die in der Lebenssituation des Gefängnisses fähig sind, einen Augenblick des Stolzes herzustellen und damit an das Recht auf eine Welt ohne Gefängnisse erinnern.

 

Christian Klar

Gefangener aus der RAF; seit 1982 im Knast

 

 
 
 
Sergi Bilgileri

»Eva Haule
»"Bu biziz işte..." / Eva Haule
»"Yas, umut, cesaret ve saygı" / Jan Vanhöfen
»"Ruhuma asla!" / Orhan Cem Çetin
»"Eva'nın gözlerinin düşüncesi" / Ayşegül Devecioğlu
»Basın Duyurusu
»Sergi Detaylı Bilgi
»Sergiden...

 


 
 
 
 
Karşı Sanat Çalışmaları © 2003 - Her Hakkı Saklıdır.