english
Burhan Yıldırım
29 Şubat Çarsamba 2012 - 14 Mart Çarsamba 2012

BASIN BÜLTENİ
BURHAN YILDIRIM 26. KİŞİSEL RESİM SERGİSİ “NEFES” İ AÇIYOR.
Burhan Yıldırımın son çalışmalarından oluşan “Nefes” isimli sergi Karşı Sanat Çalışmaları’nın İstiklal caddesindeki galerisinde açılıyor. 29 şubat Çarşamba günü saat18.00-20.00’de açılacak olan 26. kişisel sergisi ile Burhan Yıldırım izleyicileriyle yeniden buluşuyor.

“Nefes” isimli sergi tuval üzerine akrilik ....... resimden oluşuyor. Burhan Yıldırım bu sergisinde Goya ve Gericault’nun izlerini sürüyor. Sanatçı ölüm, şiddet, acı, direnç... gibi yaşamsal izleri; adalet düşüncesinden sapmadan sorguluyor. Ressam tematik olarak seçtiği “ölüm oruçları”ndan hareketle “varoluş ve yokoluş” üzerine bir düşüncenin plastiğini oluşturmaya çalışıyor.

Bu düşüncenin plastiğini oluşturmayı hedefleyen Yıldırım’ın resminde figür gelenekten kopup parçalanır ve trajik bir görselliğe dönüşür. İlk adımlarda figürün varlığını kısmen koruyan ve bir anlamda atmosfere gömen ressam; sonraki adımlarda atmosferi koruyup insanı başkalaştırır.

Sanatçının riske açık olup, spontane bir yöntemle gelişen plastik tavrı; giderek rengin albenisinden uzaklaşıp (özellikle son çalışmalarında) kötü yada savruk boyama gibi gözüken ama aslında güzel olanla bağlantısını koparan tuval yüzeyleriyle karşımıza çıkıyor.

Sergisindeki yapıtlarda siyah, sarı ve kırmızıyı önceleyen sanatçı ölümün renklerine ulaşmaya çalışmaktadır.

Sanatçının NEFES adlı konsept sergisi ölümü, yaşamı, zamansız ve mekansız yok oluşları farklı farklı insanlık hallerinden yola çıkarak sorguluyor. Yaşamın ve ölümün aynı "nefes"te buluştuğu NEFES sanatseverleri ölümün kıyısında bir yolculuğa davet ediyor.

 

ÖZGEÇMİŞ
1955'te Sivas'ın Zara ilçesinde doğan sanatçı, sanat eğitimine 1974 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Okulu'nda başladı. 1980 yılında Ankara Gazi Eğitim Fakültesi Resim Bölümüne devam etti. Daha sonra 1985 yılında Marmara Üniversitesi Resim Bölümü'nden mezun oldu.

Son yıllara kadar güvercin resimleriyle tanınan sanatçı; çalışmalarında insan figürlerine yer vererek yeni bir yaklaşım ve farklı bir anlatım yolu seçmiştir. Sanatçı ferman kavramının insanın özüne aykırı olduğu varsayımından hareket ederek ironik eleştirel bir tavırla ağırlıklı olarak kadın ve ferman konusunu işlemiştir.

Son resimlerinde Osmanlı'dan günümüze çağrışımlar yapacak kurgulara girmiş, ışık ve gölge etkisini artırıcı malzemeler kulllanarak görsel açıdan daha farklı tavırlara ulaşmaya çalışmış; resmine farklı bir bakış açısı getirmiştir. Sanatçının yurtiçinde ve yurtdışında birçok koleksiyonda eserleri bulunmaktadır.

Sanatçının NEFES adlı konsept sergisi ölümü, yaşamı, zamansız ve mekansız yok oluşları farklı farklı insanlık hallerinden yola çıkarak sorguluyor. Yaşamın ve ölümün aynı "nefes"te buluştuğu NEFES sanatseverleri ölümün kıyısında bir yolculuğa davet ediyor.

 

Uludere’ye bir “Nefes” verdi MURAT ŞEVKİ ÇOBAN - TARAF Gazetesi Istanbul - 29.02.2012 RESSAM Burhan Yıldırım “Nefes” adlı son sergisinde Uludere’de hayatını kaybedenleri ve savaşın yıktığı insanları tablolarına yansıtarak, “Bu tuvallerdekiler son nefesini verdi” diyor Burhan Yıldırım’ın dört yılda 200 resim yaptığı son serisi Nefes, bugünden itibaren Beyoğlu’ndaki Karşı Sanat Çalışmaları’nda sanatseverlerle buluşuyor. Ölüm oruçlarını ve savaşın yıktığı insanları betimlemek üzere yola çıkan Yıldırım, seriye son anda Uludere hakkında hazırladığı resimleri de ekledi. Muhalif olmak adına söze plastiği feda etmediğini vurgulayan Yıldırım, sistemin tinsel insanı ve vicdanı plastik sanatlardan dışladığını dile getirdi. Yıldırım, dört yıl boyunca çalıştığı resimlerde iradî olarak ölüme yatan portrelerin İsa Peygamber’e benzemesini ise Cumhuriyet’in batı referanslı yaklaşımlarla oryantalist bir zihin yapısı üretmesine bağlıyor. Nefes sergisi 13 marta kadar ziyaret edilebilir. Nefes’te ölüm oruçları ve savaşın yıkımlarını nasıl bir kavramsal izlekte biraraya getirdiniz? Serginin çıkış noktası, Gençer Yurttaş’ın “Ölüm Oruçları” başlıklı fotoğraf serisi oldu. Savaş deseniz, doğduğum günden bu yana sağa dönsem savaş sola dönsem savaş. Savaşsız bir günümüz geçmedi. Sonuç ölüme gittiği için, savaşın da en trajik noktası ölüm olduğu için biraraya geliyorlar. Son olarak Uludere resimlerini ekledim. Türkiye’de bu kadar güncel bir konu, ama arka bahçenin günceli tabii ki. Gerçekliğin arkasındaki bir güncellik sözkonusu. Uludere nasıl dâhil oldu seriye? Denk geldi bir bakıma. Ben zaten bu konularla ilgiliyim. Türkiye’nin en önemli meselesi Kürt meselesi, çözülmesi gerekiyor. Her gün kan akıyor. En son Uludere fotoğraflarında sıra sıra sarılı insanların perişan durumunu gördük. Devlet, göz göre göre Uludure’de kendi halkını bombaladı. Kimse bu konuyla ilgili hesap vermedi; hesap soramıyorsunuz da. Beni biçimleyen bu görüşler resimlerimi de etkiledi doğal olarak. Arka bahçenin günceli demişken, sergi de muhalif işlerden oluşuyor... Ama sanatın ve sanatçının iktidarı dışlaması gerekiyor zaten. Uzlaşırsa, sanat kendine yabancılaşır. Ama bu sergide gördükleriniz slogan atan işler değil. Plastiği söze feda etmedim. Çünkü sistemin kendisi de süreç halinde tinsel insanı dışlıyor. ...