english
Aşk
01 Nisan Çarsamba 2009 - 25 Nisan Cumartesi 2009

Sanatçı resimleri ile ilgili şu ifadeleri kullanıyor:

“Resim bir sinema perdesidir.
Bizdeki geleneksel adıyla Karagöz’ün hayal perdesidir. Resimlerimdeki figürler klasik batı sanatının figürleri gibi bu perdede yer almazlar. Her figür, oyununu oynar, geriye çekilir ve başka bir mecliste yer alırlar. Perde iki boyutlu yüzey olduğundan hiçbir figürüm üçüncü boyut yanılsaması yapmaz. Batılı bir ideyi temsil eden bir simgeler bütünü oluşturmaz, sadece tinsellik doğuran bir atmosfer oluştururlar. Figürlerim minimal bir alfabenin harfleridir. Bir bağlantı öğesidir. Yüzeydeki öğeler kademe kademe birbirine eklenerek bir tür meclis oluştururlar. Batılı bir akademik eğitimden gelsem de; Anadolu’dan uzak Asya’ya kadar olan coğrafyanın bütün imge dizini benim resmimi oluşturur. Batı resminin dekorsu üç boyutlu imgelerle oluşturduğu yalancı mekâna uymazlar. Yüzeye kendileri gölge düşürmezler; çünkü kendileri gölgedir. Gölgenin de yüzü olmaz, onlar, ağlayan, gülen, acı çeken bir haletiruhiye sunmazlar. Görünürler ve kaybolurlar.”

ARSLAN EROĞLU

“AŞK”

 

1-25 Nisan 2009 tarihlerinde Karşı Sanat Çalışmaları’nda açılacak sergide sanatçının tuval ve desen çalışmaları yer alacak.

 

1955’de Samsun Dağköy’de doğan sanatçı, orta öğretimi sırasında tabelacı çırağı olarak iki boyutlu yüzeyler üzerinde oynamaya başladı. “Psikedelik mezar tabelaları” adını verdiği tasarımları ilk “sanatsal iş”leri oldu. 1973’de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akedemisi’ne girdi, 70’li yılları 78 kuşağı üyesi olarak geçirdi; Akedemi’nin Neşet Günal Atölyesi’nden mezun oldu.

 

İlk kişisel sergisini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde açtı. O günden bu yana çeşitli karma sergilere katıldı. 1990-97 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde çizim, tasarım ve anlatım teknikleri dersleri verdi. Arslan Eroğlu halen İstanbul’da yaşıyor; yazı, çizim, desen ve kapak çalışmalarıyla Roll ve Express dergilerine katkıda bulunuyor.

 

Sanatçı resimleri ile ilgili şu ifadeleri kullanıyor:

 

“Resim bir sinema perdesidir.

Bizdeki geleneksel adıyla Karagöz’ün hayal perdesidir. Resimlerimdeki figürler klasik batı sanatının figürleri gibi bu perdede yer almazlar. Her figür, oyununu oynar, geriye çekilir ve başka bir mecliste yer alırlar. Perde iki boyutlu yüzey olduğundan hiçbir figürüm üçüncü boyut yanılsaması yapmaz. Batılı bir ideyi temsil eden bir simgeler bütünü oluşturmaz, sadece tinsellik doğuran bir atmosfer oluştururlar. Figürlerim minimal bir alfabenin harfleridir. Bir bağlantı öğesidir. Yüzeydeki öğeler kademe kademe birbirine eklenerek bir tür meclis oluştururlar. Batılı bir akademik eğitimden gelsem de; Anadolu’dan uzak Asya’ya kadar olan coğrafyanın bütün imge dizini benim resmimi oluşturur. Batı resminin dekorsu üç boyutlu imgelerle oluşturduğu yalancı mekâna uymazlar. Yüzeye kendileri gölge düşürmezler; çünkü kendileri gölgedir. Gölgenin de yüzü olmaz, onlar, ağlayan, gülen, acı çeken bir haletiruhiye sunmazlar. Görünürler ve kaybolurlar.”

 

 

 

ARSLAN EROĞLU

1955’de Samsun Dağköy’de doğan sanatçı, orta öğretimi sırasında tabelacı çırağı olarak iki boyutlu yüzeyler üzerinde oynamaya başladı. “Psikedelik mezar tabelaları” adını verdiği tasarımları ilk “sanatsal iş”leri oldu. 1973’de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akedemisi’ne girdi, 70’li yılları 78 kuşağı üyesi olarak geçirdi; Akedemi’nin Neşet Günal Atölyesi’nden mezun oldu.

İlk kişisel sergisini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde açtı. O günden bu yana çeşitli karma sergilere katıldı. 1990-97 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde çizim, tasarım ve anlatım teknikleri dersleri verdi. Arslan Eroğlu halen İstanbul’da yaşıyor; yazı, çizim, desen ve kapak çalışmalarıyla Roll ve Express dergilerine katkıda bulunuyor.

Henüz haber eklenmemiştir.
Henüz bir çalışma eklenmemiştir.