english
Örtemeyen…
05 Ocak Pazartesi 2009 - 31 Ocak Cumartesi 2009

Gerek yerleştirme, gerek fotograf  ya da video; veya pentür olsun, Nazan Azeri’nin işlerinin merkezinde giysi ve giyinmek duruyor; örtmek eylemi de denilebilir. Bütün kıvrımları, gölgesi, sıcaklığıyla bizi sarmalayan, bütün kullanılmışlığıyla; cennetten dünyaya kovulmanın(!) elmayı dişlemenin getirdiği utancın simgesi kumaş sanki... Ki o ısırılan  örtünme öncesi “günahkar” elma, Azeri’nin gravürlerine konu olmuşken. 2004 tarihli Sürüklenme adını taşıyan video ve performans işlerinde Nazan Azeri, kumaşla kurulan gerilimli bir ilişkinin izini (ve hafızasını) sürmeye devam ediyordu. Güvenli barınaklarımız, evlerimizin odalarından, mahrem dehlizlerden, koridorlardan, naftalin kokusuyla sıcacık (ama aynı zamanda yabancılık kokan) gardroplardan taşan giysiler. Çekilen, sürüklenen, bir tür prangayla “istenen” gönüllü bir tutsaklığı da imleyen kumaşlar. Bizim çektiğimiz ama aslında çoğu zaman bizi sürükleyen parlak, yumuşacık kumaşlar. Elbise ve kumaş sadece büyük utanmayı gizleyen bir nesneden ötedirler.

En başta kadınlık, ev, giysi, giyinmek, sahte mutluluk, masum tekinsiz bebekler, bitmeyen ev emeği, yabancılaşmayı davet eden nesneler.... Evet Nazan Azeri,  çok yakınımızdaki insanlık durumumuzun içinde dolaştırıyor bizi. Sanatçı, kavram ağırlıklı yerleştirmeden, fotoğrafa ve videoya uzanan geniş bir hat çizerken, son çalışmalarıyla boya katmanları ve tualle şaşırtıcı bir farklı hatta geçiveriyor. Onun deyimiyle dil ötesi, ancak malzemenin ve fırça izininin hissetireceği bir yöne.
Orman, dallar, ağaç gövdeleri Batı sanatında 18. yüzyıl romantizmiyle beraber yoğun metafor taşır duruma gelmişlerdir. Caspar David’in cılız, yapraksız ağaç gövdeleri, hüznün ve ölümün çağrışımlarını ve sonsuzluğu, geçiciliği anlatıyorlardı. Nazan’ın işlerinde, siyahi de olsa fışkıran dallar, bakanı sarmalarken, hüzün ve ölümle birlikte şefkatli bir fısıltı da yayılıyor.

Nazan son çalışmalarıyla fırça ve boyanın eşlik ettiği, kavramın kuşatamayacağı, “dil ötesi” bir yöne uzanıyor, bunu derinden hissediyoruz...

Nazan AZERİ

 Nazan Azeri,  1975 te İ.Ü. Hukuk fakültesini,  1993 te M.Ü Güzel Sanatlar fakültesi resim bölümünü bitirdi. Aynı okulda master ve doktora programlarını tamamladı. Altı kişisel sergisinin yanında katıldığı grup sergilerden bazıları:
 
2005 : “Sürüklenme”, Billboard,  22. Dünya Mimarlık Kongresi, İstanbul
2005 : “Bu sizing için, 50 sanatçı 50 yapıt” İstanbul Modern Sanatlar  Galerisi,  İstanbul
2005 : 1. Rio de Janerio Elektronik Medya Festivali, Telemar Kültür Merkezi, Rio de Janeiro-RJ, Brazil
2004 :“Değişim/Methamorphosis” 20.ifsak Istanbul fotoğraf günleri davetli sanatçılar, Darphane-i Amire, İstanbul
2004 :‘Turkish Delight - 27 april 2004’ video art gösterimi Rio Museu de arte     
moderna RJ, Brezilya
2003 :‘Aileye mahsustur ‘sergisi, Karşı Sanat galerisi, İstanbul
2003 :“3.Performans Günleri / İyi-Kötü- Çirkin “ Bilgi Üniversitesi, İstanbul
2003 :“Paralel Zaman :Asya Çağdaş Sanatı-Çin Denizinden Akdenize” Çin Sanat  Akademisi, Hangzhou-Çin

 

Henüz haber eklenmemiştir.